|
Değerli Memur-Sen ailesinin şube başkanları, şube temsilcileri.
Değerli üyelerimiz,
Ve muhterem misafirlerimiz,
Sizleri şahsım ve Büro Memur Sen Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygılarımla selamlıyor , hepinize hoş geldiniz derken , bu yemeği organize eden Memur-Sen ve Büro Memur-Sen Tavşanlı İlçe temsilcimiz , insanın hastalandığında aradığı ilaç gibi dostluğu olan Hüseyin ÖZKAN’a huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Yaklaşık 3 yıldır devam eden bu mücadelemizde emeği geçen yöneticisinden üyesine kadar bir gönül eri gibi görev yapan herkese buradan teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım;
Büro Memur Sen’in kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini korurken, ilelebet üzerinde yaşayacağımız ülkemizin de milli çıkar ve menfaatlerini bir arada gözetebilmek ayrıcalığına sahip, güvenilir , her konuda görüş belirtir saygın ve örnek bir kurum haline geldiğini belirtmek isterim.
Evet biz insan merkezli bir sendikayız.
Merkezimize aldığımız insanın değişik ihtiyaçları vardır.
Düşünme yeteneğinden kaynaklanan ihtiyaçlara “ilmi” ihtiyaçlar,
Hissetme yeteneğinden kaynaklanan ihtiyaçlara “ahlaki “ ve “sanatsal”,
İrade yeteneğinin yol açtığı ihtiyaçlara “iktisadi” ve
Ünsiyet melekesinden kaynaklanan ihtiyaçlara ise “siyasi” ihtiyaçlar olarak sınıflandırabiliriz.
Belirtilen dört çeşit ihtiyacın karşılanmasında kullanılan ölçüler şunlardır:
- İlmi ihtiyaçların karşılanmasında “doğru” veya “yanlış”.
- Ahlaki ihtiyaçlarda “güzel” veya “ çirkin”, “iyi” veya “kötü”;
- İktisadi ihtiyaçların karşılanmasında “fayda” veya “zarar” ve
- Siyasi ihtiyaçların karşılanmasında ise “adalet ve “zulüm” ölçütleri kullanılmaktadır.
İnsanlar bu ihtiyaçlarını giderme noktasında her zaman doğruyu,güzeli, iyi,faydalıyı ve adaletli olanı seçmek istemiştir. Ama insan bu isteklerine kavuşmak isterken birileri tarafından sürekli olarak engellenmeye çalışılmaktadır. Bu engellerin aşılması çoğu zaman tek başına imkansızdır. Birlikten kuvvet doğar mantığı çerçevesinde burada Sivil Toplum örgütleri devreye girmektedir. Tek kişinin aşamadığı engelleri sivil toplum örgütleri çatısı altında birleşerek , 657 sayılı kanunda verilmeyen ama daha geniş çerçevesi olan 4688 sayılı yasada verilen hakları kullanarak aşmak daha kolay olacaktır.
Büro Memur-Sen gücünü yalnız üyelerinden alan, kamu çalışanlarının tek temsilcisi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
Büro Memur Sen Olarak inandığımız doğruları söylemeye her fırsatta devam edeceğiz.
Devlet İstatistik enstitüsünün verilerine göre enflasyon tek haneli rakamlara düşmüştür. Ülkemizin ekonomisi son 3 yıldan bu yana olumlu gelişmeler olmaktadır. Ancak bu olumlu gelişmeler memurların maaşına yeterince yansımamıştır. Ülkemizde yaşanan krizlerin sebebi vatandaşlarımız , memurlarımız değildir. Ama bu krizlerin acısı bizler çekmekteyiz. Tabiî ki bu yılların birikimi olan bir sorun, bunu biliyoruz.
Kamuda çalışan personelin ücret farklılıkları, kadro ve statü durumları, personel rejimini içinden çıkılmaz sorunlar yumağına dönüştürmüş durumundadır.
Devlet memuru, bulunduğu yerde devletin temsilcisidir. Devlet memurunun başı ne kadar dik olursa, develetin başıda o kadar dik olacaktır.Devletin memuru çalıştığı işyerinde ay sonu hesabını yapmadan kendi işini yaparsa, devletin kazancı daha fazla olacaktır.
4688 sayılı yasada yer almasına ve siyasilerinde sık sık ifade etmelerine rağmen, bir türlü gerçekleşmeyen bir hususun, yerine getirilmesini istiyoruz. O da: kamunun yapılandırılmasında ilgili sosyal tarafların görüşlerinin alınması, eşit işe eşit ücret belirlenmesinin geçerli hale getirilmesi, sosyal haklarla, çalışma düzeni ile ilgili ve benzeri bütün yapılanmaları biran önce tamamlayarak uygulamaya geçilmelidir.
Hizmet kolumuza bağlı kuruluşlardaki ücret adaletsizliklerinin önüne bir türlü geçilememektedir. Başlangıçta düşük farklar olmasına karşın, sonradan bazı kurumlara verilen çeşitli ek ödemeler ile memur maaşları arasında uçurumlar meydana gelmiştir. İş kolumuza bağlı kurumlar arasındaki ücret adaletsizliği çeşitli ortamlarda dile getirilerek bu sorunun derhal çözülmesi gerektiği üzerinde ısrarla durulmaktadır. İş kolumuza bağlı kurumlardan özellikle İç İşleri Bakanlığı , Adalet Bakanlığı çalışanları gerçekten mağdur bir durumdalar. Sendikamız bütün kurumların sorunları ile ilgili sorunları ve çözüm yollarını açıklayan , özellikle İç İşleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı çalışanlarının maddi sıkıntılarını anlatan raporlar hazırlayarak yetkililere vermiştir.
Malumuz olduğu üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının içerisinde düşük ücret alan Kurumlardan biriside İçişleri Bakanlığı çalışanlarıdır. Özellikle İçişleri Bakanlığında Genel İdari Hizmetleri sınıfına dahil olan kamu çalışanları hayatlarını idame ettirecek bir ücretten yoksundurlar.
Bu çalışanların ücret durumlarının düzeltilmesi amacı ile Genel Başkanımız Yusuf Yazganın defalarca İç İşleri Bakanımızla görüşmüştür. İçişleri Bakanımız Sayın Abdulkadir AKSU, ücret adaletsizliğinin en kısa zamanda düzelteceğini bildirmesine rağmen hala bu konu halledilememiştir..
Oysa; 58.inci ve 59.uncu Hükümetler zamanında, Başbakanlık ve bağlı kuruluşları Bağ-Kur, İş-Kur, Kredi Yurtlar Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, v.s. çalışanlarının ücretlerinde düzenlemeler yapılmıştır.
. Bilindiği gibi iç işleri bakanlığı yapısı itibarı ile ülkemizin en önemli kurumlarındandır. Kurum Valileri, Kaymakamları ve Emniyet teşkilatını bünyesinde bulunduran önemli bir kurumdur. Bu kurumda çalışan, yeterli biliği ve donanımına sahip kurum çalışanları maalesef kurumlar arasındaki bu ücret adaletsizliği nedeniyle başka kurumlara geçmek istiyorlar. Ücret adaletsizliği nedeniyle kurumlarda iş barışı kaybolmuş, memurlar arasındaki huzursuzluk hat safhaya ulaşmıştır. Memurun yaşadığı sıkıntı iş verimini düşürmektedir.
Adalet Bakanlığı çalışanlarıda çok zor şartlar altında görev yapmaktadır. Sorumluluğu ve çalışma yükü ağır olan Adalet Teşkilatı’nda yeterli sayıda istihdamın ve maddi olanakların bulunmaması tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Çalışma hayatındaki ağır tempoya rağmen, ülkemizde adliye çalışanlarının, hayat standardı bakımından diğer kamu kurumlarındaki emsallerine oranla daha düşük ücret almaktadır. Aynı statüde yer alan diğer bakanlıklarla adalet bakanlığı çalışanları arasında ücret ve çalışma düzeni bakımından afaki bir uçurum gözlenmektedir
Başta Adliye çalışanları olmak üzere tüm Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarda çalışan personelin yaptığı işe ve üstlendiği sorumluluğa göre adil bir ücret almalıdırlar.
Bu sıkıntıları dile getirmek ve çözüme kavuşturmak için , bu kurumlarda çalışan şoför, hizmetli,memur,şef , uzman , sivil savunma memuru ve müdürler ile görüşerek geniş kapsamlı bir rapor hazırlanarak ilgililere teslim edilmiştir.
Bu çalışmalar bütün kurumlar için yapılmıştır. Biz Büro Memur-Sen olarak bu işin takipçisiyiz.
Türkiye de sendikacılık harekatı, yeni Türkiye’nin doğuşunu tıkayan değil , ona projeleri ile , adaletli katkılar yapan bir güç olmak durumundadır. Yine sendika harekatı, yeni, büyük, demokratik bir Türkiye’nin ortaya çıkışına kendi bağlamında güçlenerek, yenişleşerek, bütünleşerek omuz verebilir, güçlü katkılar yapabilir.
Ancak Kamu Yönetiminin yeniden yapılandırılması, Kamu personel rejiminin değiştirilmesi çabaları, sosyal güvenlik ve sağlıkta yeniden yapılanma arayışları ve dünyada yaşanan değişim ve yıkım süreci; gelecek günlerin, çetin mücadelelere sahne olacağını gösteriyor.
Son zamanlarda toplumsal alanda tahriklere dayalı bazı gerginlikler çıkarma girişimleri görülmektedir. Ekonomide ve dış politikada kritik bir süreçten geçildiği bir dönemde, başta iktidarıyla- muhalefetiyle tüm siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşları, medya ve güvenlik güçleri olmak üzere istikrar sürecini korumanın hepimizin görev ve sorumluluğu olduğunu unutmamalıyız.
Sevgili misafirlerimiz;
Büro Memur-Sen her platformda inandığı doğruları söylemeye devam edecektir.
Büro Memur-Sen, üyelerinin sesi olacaktır.
Büro Memur-Sen, çalışanların sesi olacaktır.
Büro Memur-sen bu milletin sesi olacaktır.
Son olarak diyorum ki;
Kendi medeniyet ve kültür değerlerimizin ihyası için,
Toplum hizmetine ve topluma karşı sorumluluğumuzun olduğuna inandığım için,
İnsanların İnandığı gibi yaşama özgürlüğüne sahip olması gerektiğine inandığım için,
Grevli ve toplu sözleşmeli sendika kanunu istediğimiz için,
İnsanca yaşamak istediğimiz için, Yolsuzluğa, yoksulluğa, yağcılığa ve yasaklara hayır dediğimiz için,
Bürokraside ehliyetsizliğe ve hantallığa karşı çıktığımız için,
İnsan haklarına, hukukun üstünlüğüne ve tam demokrasiye inandığımız için,
Yerinden yönetimi istediğimiz için,
Kanun devleti değil hukuk devleti istediğimiz için,
BİZ BÜRO MEMUR SEN DEYİZ.
Diyerek sözlerimi tamamlıyorum. hepinize teşekkür ediyorum.22/07/2005 |